İçeriğe geç
Tempo Promosyon

Kristal Plaket

Kristal plaket verildiği anın nesnesidir; sahnede ya da bir toplantı masasında kutusundan çıkarılır, iki elle uzatılır ve o kare fotoğraflanır. Elde hissedilen ağırlık bu anın yarısıdır: hafif duran bir gövde, uzatan elin de alan elin de beklediği karşılığı vermez. Salon ışığı ve flaş saydam gövdenin içinden geçer, kenarlarda ve kesim yüzeylerinde toplanır; fotoğrafta görünen şey gövdenin kendisi değil, içinde biriken ışıktır. Ödülü alan kişi nesneyi bırakmadan önce elinde tutar, çevirir ve yazıyı okur; yüzeyin ele nasıl geldiği o sürede belli olur. Gövde kalınlığı, kenarların işlenişi ve kaidenin oturuşu tören anının kendisinde sınanır.

Saydam gövde arkasındaki şeyi gösterir, bu yüzden plaketin nereye konduğu nesnenin bir parçası sayılır. Tören bittikten sonra ödül masaya, bir rafa ya da vitrine yerleşir ve yıllarca orada kalır; arkasında sakin bir yüzey varsa yazı ilk bakışta okunur. Hareketli bir zeminin önünde ise gövde kendi içinde dağılır ve gravür arka plandaki desene karışır. Ağırlığı aşağıda toplanan geniş bir kaide plaketi dik tutar; dar tabanlı bir gövde masada her dokunuşta yer değiştirir. Saydam yüzey parmak izini ve tozu açıkça taşır, dolayısıyla ara sıra silinen bir nesne olduğu baştan bilinir.

Gövdeye giren yazı kişiye özeldir: alanın adı, unvanı, ödülün gerekçesi ve tarihi. Gövde kalınlığı bu yazının nasıl durduğunu belirler: iz camın içinde açıldığında arkasında bir mesafe görünür, yüzeyde açıldığında gövde tek düzlem gibi okunur. Pahlar ve kenar işlemesi ışığı kırdığı için izin okunurluğu bakan kişinin açısına göre değişir; aynı yazı bir açıdan net, başka bir açıdan sönük görünür. Nesnenin tören gününe çizilmeden ulaşması gerekir, çünkü ilk kez orada görülür. Kutu ve içindeki yatak bu yüzden ambalajdan fazlasıdır: plaket kutusundan çıkarılarak takdim edilir, tören sonrası çoğu zaman aynı kutuya geri girer.

Ürünler

Filtrele ve sırala

Sıralama
Renk

50 ürün · Sayfa 3 / 3

Bu üründe hangi baskı çalışır

Bu üründe yazı gövdenin malzemesine girer; yüzeyin üstünde ayrı bir katman olarak durmaz. Lazerle gövdenin içinde oluşturulan mat noktalar, saydam kütlenin içinde ışığı tuttukları için okunur ve yazı camın derinliğinde asılı durur. Yüzeyden yapılan kumlama ve gravür ise izi dış yüze açar; parmak bu izi hissedebilir, yazı ışığa gerek kalmadan görülür. İki yol da silinmez, sürtünmez ve solmaz; nesne yıllar sonra rafta bulunduğunda yazı ilk günkü hâliyle durur. Ayrıntının ayakta kalması izin gövdede açılmasından gelir; dar bir harf boşluğu ya da tek çizgilik bir ayrım kapanmaz.

Kaide ile gövdenin birleştiği bölge nesnenin en kalın yeridir; yazının oraya mı yoksa gövdenin düz yüzüne mi bırakılacağı işin ilk kararıdır. Mat iz karanlık bir zeminin önünde parlar, aydınlık bir zeminde silikleşir; masaya konan bir plakette bu fark her gün görülür. Renkli bir logo gerektiğinde baskı gövdenin yüzeyine uygulanır; saydam gövdede rengin arkası boş kaldığı için tasarımın altına opak bir zemin verilmesi gerekir.

Kurumsal teklif alın